Rehberlik
* Sevgili Ögrenciler,
Ögrenme, yalnizca derslerdeki bilgileri edinirken kullandigimiz bir etkinlik degildir. Dogumdan baslayarak yasam boyunca, sürekli bilgi edinir, aliskanlik ve yetenek kazaniriz.
Yürümeyi, konusmayi, bisiklete binmeyi, yolun karsisina geçmeyi, sobanin sicak oldugunu, elimizi yakacagini, çarpim tablosunu, dünyanin en büyük kitasinin hangisi oldugunu vb. bir çok bilgiyi ve yeteneklerimizi gelistiririz.
Bildiklerimiz ve yeteneklerimiz yasamimizin rahat, güvenli ve mutlu devam edebilmesi için gereklidir. Birçok ögrenci derslerde ögretilen bilgilerin neden ögretildigini merak etmektedir. Hatta bu bilgilerin gereksiz oldugunu düsünen ögrenciler de vardir. Hiçbir bilgi gereksiz degildir. Derslerde verilen bilgiler, ögrencilerin problem çözme yeteneginin gelismesini ve insan yasaminin daha iyi olmasini amaçlamaktadir.
Bilim ve teknoloji alanindaki gelismeler bilgi birikimini sinirsiz hale getirmistir. Bilgi birikimindeki bu artis, insanlarin kisa sürede daha çok bilgi edinmelerini saglamistir. Bu yüzden insanlarin bilgi edinebilmeleri için, ögrenmeyi ögrenmeleri zorunlu olmustur.
Basarili olmada en önemli adim çok bilmek degil, nasil bilgi edinebileceginizi ögrenmektir. Iste bu nedenle Fen Egitim Dershaneleri Rehberlik Servisi, sizlere okul ve sinav basariniz için “Etkili Ders Çalisma Yöntemleri” adinda bir kitapçik hazirladi. Bu kitapçiktaki bilgiler kendi ögrenme yönteminizi bulma konusunda size yardimci olacaktir.
Basari dileklerimizle...
DERS ÇALISMA TEKNIKLERI
Ders çalisirken, etkili ögrenme yöntemlerini kullanmaniz ders basarinizi artiracaktir. Bunun yaninda her dersin, ögrenilmesinde önemli özellikler vardir. Bu özelliklere dikkat ederek çalismaniz, basarinizi daha da arttiracaktir.
TÜRKÇE DERSI NASIL ÇALISILMALI?
Türkçe dersinde basarili olmanin en etkin yolu “Okuma-Anlama-Anlatma” aliskanliginin kazanilmasidir. Bunun için:
- Çok kitap okumalisiniz.
- Çok soru çözmelisiniz.
- Çözemediginiz sorulari ögretmenlerinize sormalisiniz.
- Atasözleri ve deyimler için açiklayici kitap edinmeli ve bunlari çalismalisiniz.
- Bilinmeyen sözcüklerle karsilasildiginda cümledeki anlam bütünlügünden yararlanarak,
sözcügün anlamini bulmaya çalismalisiniz.
- Dilbilgisi ile ilgili, bilgi eksikliginizi gidermek için uygulamaya önem vermeli ve konuyu mutlaka
kavramalisiniz.
- Ödevleri, çalisma testlerini günü gününe yapmalisiniz.
- Derste, ögretmeninizi çok iyi dinlemelisiniz.
- Basarinin, bilgi yaninda, dikkat gerektirdigini de unutmamalisiniz.
- Fen Egitim Dershanesi’nde yapilan etüt ve ek çalismalara katilmalisiniz.
- Konu soruluyorsa paragrafin ilk cümlesini dikkatle okumalisiniz.
- Paragrafla ilgili sorularda, önce soruyu sonra metni çok dikkatli okumalisiniz.
- Ana düsünce soruluyorsa paragrafin son cümlesine dikkat etmelisiniz.
- Seçenekler üzerinde düsünürken, yanlarina notlar almalisiniz.
- Soruda isteneni basite indirgemeye çalismalisiniz.
MATEMATIK DERSI NASIL ÇALISILMALI?
Matematik dersinde basariyi artirmanin yolu, her derste oldugu gibi okuma – yazma aliskanligina baglidir. Matematik dersinde basarinizi arttirabilmek için:
Iyi, kalici ögrenme, dersi iyi dinleme, derste aktif olma, evde, islenen konularla ilgili sorular
çözmeyle gerçeklesir.
- Derste anlayamadiginiz konulari o ders içinde sormalisiniz.
- Alistirma ve problemleri mutlaka yazarak çözmelisiniz.
- Islemleri zihinden yapmak, bilinen sorularda hata yapilmasina neden olabilir.
- Sorular, gerektiginde sema, grafik vb. sekillerle ifade edilmeli. Bu, sorulari daha net görmenizi
saglayacaktir.
- Evdeki çalismalarda yapamadiginiz sorulari mutlaka ögretmenlere sormalisiniz.
- Tüm derslerde oldugu gibi matematik dersinde de tekrar çok önemlidir. Özellikle, formüllerin,
ilkelerin, kurallarin ögrenilmesinde tekrar çok yararlidir.
- Ögrendiniz konularla ilgili fazlaca soru çözünüz. Kendinizin sorular hazirlayip çözmeniz, konuyu
kalici olarak ögrenmenizi saglayacaktir.
- Arkadaslarinizla birlikte soru çözme çalismalari yapiniz. Hepiniz kendi hazirladiginiz sorulari, bu
çalismalarda çözünüz.
- Test sorularinda ne istendigini anlayabilmek için, soru kökünü dikkatli okuyunuz.
- Test sorularina farkli açilardan bakiniz. Degisik çözüm yollari deneyiniz.
- Bazi sorularda, siklardan çözüme ulasabilirsiniz.
- Matematik dersine karsi olumsuz duygularin mantikli bir nedeni yoktur. Yalnizca, istek ve dikkat
matematigi ögrenmede yeterlidir.
- Matematik ögrenmemizin temel nedenleri, evreni dahi iyi anlayabilmek ve problem çözebilme
yetenegini gelistirmektir.
FEN BILGISI DERSI NASIL ÇALISILMALI?
Fen Bilgisi dersinde basarili olmanin en etkin yolu planli ders çalismaktir.
- Dersin gerekliligine inanmali ve kendinize güvenmelisiniz.
- Konulari günlük çalismali, anlamadiginiz konulari sormalisiniz.
- Konulari ezberlemeden önce metnini çalisip sonra “neden, niçin, nasil” sorularini sorarak yorumlar yapmalisiniz.
- Formül, kavram, tanimlarin altini çizip veya isaretleyip sikça tekrarlamalisiniz.
- Konularla ilgili pekistirici sorular çözmelisiniz.
- Bir konuyu ögrenmeden digerine geçmemelisiniz.
- Fen Bilgisi yorumunu artirmak için bol bol kitap okumalisiniz. Olanaklar ölçüsünde, deneyler ve gözlemler yapmalisiniz. Matematiksel islemleri dikkatli ve dogru yapabilmelisiniz.
- Problem çözmek için:
Soruyu dikkatli okumalisiniz.
Sekilleri inceleme veya soruya göre sekillendirmelisiniz.
Istenilene dikkat etmelisiniz.
Verilenleri degerlendirmelisiniz.
En kolay çözüm yolunu seçmelisiniz.
- Soru cevaplarken:
Olumsuz sorulara, (degildir, olmaz, çikarilamaz)
dikkat etmelisiniz.
Alti çizili kelimelere dikkat etmelisiniz.
Neyin vurgulandigi anlamalisiniz.
- Ders ile ilgili (Tubitak yayinlari vb.) yayinlari okumalisiniz.
- Konularla güncel hayati pekistirmelisiniz.
- Olaylari hayal edip veya gözlemleyip sonuca gitmelisiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
SOSYAL BILGILER DERSI NASIL ÇALISILMALI?
Sosyal Bilgiler dersinde yapacaginiz çalismalardan en iyi sekilde verim alabilmek için; öncelikle derslerin düzenli ve dikkatli bir sekilde takip edilmesi gerekir. Her derste oldugu gibi Sosyal Bilgiler dersinde de islenen konunun tekrar edilmesi ögrenmede en önemli faktördür. “Duyarsam unuturum, görürsem hatirlarim, yaparsam bilirim!” özdeyisi bu durumu en güzel sekilde açiklar.
- Evinizde yapacaginiz ders tekrari çalismalarinda;
- Her seyden önce uygun bir ders çalisma ortami olusturmalisiniz.
- Konu ile ilgili ders araç ve gereçlerinden (atlas, harita vb.) yararlanmalisiniz. Özellikle bu araçlar üzerinde ders çalismalisiniz.
- Konuyu tüm yönleriyle okuduktan sonra, maddeler halinde notlar çikarmalisiniz.
- Konular arasinda neden-sonuç iliskisi, olaylar arasinda baglanti kurabilmeniz yorum gücünüzü gelistirmede çok önemli bir etkendir.
- Tekrar sirasinda anlamadiginiz konularla ilgili özel notlar almaniz ve sorular hazirlayarak bunlari en kisa zamanda ögretmeninizden yararlanarak telafi etmeniz gerekmektedir.
- Konuyu tam anladiginizdan emin olmak için farkli bakis açilari içeren test sorulari çözmelisiniz. Bu konuda sizlere verdigimiz yardimci kitaptaki test sorulari, geçmis yillara ait sinav sorulari, çalisma testleri, soru bankasindaki sorular ve ders kontrol ile deneme sinavi sorulari yeterli olacaktir.
Son yillarda (1998 yilindan itibaren) SBS’de Sosyal Bilgiler dersinden çikan sorular, konuyla ilgili yoruma dayali, temel bilgileri anlama ve kavramaya yönelik olarak hazirlanmaktadir. Bu anlamda Sosyal Bilgiler dersinden elde edeceginiz basari, okudugunuzu en iyi sekilde anlama ve kavrama gücünüzle dogru orantili olacaktir. Yorum gücünüzün artmasi ise bol bol kitap okumaniza baglidir. Okuma aliskanliginizdaki gelisimin, basari düzeyinizin de yükselmesinde önemli bir etken olacagini unutmamalisiniz.
Sayin Veliler,
Anne-babalarin en büyük istegi, çocuklarinin basarilarini görmektir. Bu istegin yerine gelmesinde sizlere de önemli görevler düsmektedir. Çocuklarinizin basari için gösterdiginiz maddi imkanlarin yaninda, manevi desteginiz çok daha önemlidir. Sizler de birer ögrenci gibi, çocuklariniza daha iyi davranislar, yaklasimlar kazandirmak için arastirmali, kendinizi gelistirmelisiniz.
Bu amaciniza yardimci olabilmek için, bazi öneriler içeren bir kilavuz hazirladik. Bu önerileri uygulamaniz ve bu alanda yeni davranislar kazanmak için, kitap okumaniz, ögretmen, psikolog ve Rehber ögretmenlerle görüsmeniz, çocuklarinizin mutlu ve basarili bir kisi olarak yetismesinde sonsuz katkisi olacaktir.
Saygilarimizla
ÇOCUKLARA YAKLASIM KONUSUNDA ÖNERILER
Çocuklariniza, tipki bir kanaryayi veya muhabbet kusunu tutar gibi davraniniz. Bilindigi gibi, bu kuslari çok gevsek tutarsaniz onlari elinizden kaçirabilir, çok siki tutarsaniz zarar verebilirsiniz. Çocuklar da ayni sekilde asiri serbest veya asiri baskili ortamlardan olumsuz yönde etkilenirler.
Çocugunuzun sadece hedefe ulasmasi durumunda degil, hedefe ulasmak için çabalayip gelisme saglamasi durumunda da ödüllendirmeniz gerektigini unutmayiniz. Çocuk, çabasi ödüllendirildiginde daha çok çaba gösterecektir.
Çocugunuza “Söyle yap!” , “Böyle yapmalisin” gibi sözlerle baski yapmak yerine, “Böyle yaparsak nasil olur?” , “Böyle olursa daha iyi olmaz mi?” gibi sorularla onu yönlendirme yoluna gidiniz. Çocugunuz herhangi bir konuda bir düsünce ileri sürdügünde, -bu düsünce yanlis dahi olsa- ona “Böyle olmaz!” demek yerine “Böyle düsünsen nasil olur?” demeyi tercih ediniz. Konusma seklinizin çok önemli oldugunu unutmayiniz.
Çocuklariniza arastirma ve kesfetme özgürlügü veriniz. Çocugunuzun ilgi duydugu bir konuda arastirma yapmasini tesvik ediniz ve ona yardimci olunuz. Bu yardim kaynak temin etme ve kaynaklardan yararlanma yollarini gösterme seklinde olabilir.
Çocuklarinizla kirici olmayacak sekilde tartisabilirsiniz. “Senin söyledigin yanlis” ya da “Sen bunu bilmiyorsun” demek yerine “Ben senden biraz farkli düsünüyorum.” diye söze baslayarak onlarla düsünce alis-verisi yapmayi deneyiniz. Ancak bu alis-veris bittiginde son karari ona birakiniz.
Düzenli ve yeterli uyku verimli ögrenmenin temelidir. Hiç uymudan ya da az uyuyarak derse giden bir ögrenci dersten yeterince yararlanamaz; sinava giren ise bildiklerini toparlayamaz. Bu nedenle çocuklariniza mümkün oldugu kadar erken ve ayni saatlerde yatip, en az 7 - 8 saat uyuma aliskanligini kazandiriniz.
Çocuklariniza sik sik ögütler vermek yerine, daha çok size danistiklarinda onlara yol göstermeyi tercih ediniz.
Çocuklariniza “basarinin asla son olmadigini, basarisizligin ise asla ölüm olmayacagini” samimi olarak söyleyiniz. Ona basarisizliklar yasanmadan basarili olunmayacagini hatirlatiniz.
Bir ana baba su üç kelimeyi asla unutmamali; “devam, devam, devam”. Unutmayiniz ki “Tasi delen suyun gücü degil, damlalarin sürekliligidir.”
Çocugunuz okuldan geldiginde, o gün okulda neler oldugunu bir sohbet havasi içinde sorarak onunla bir arkadas gibi konusunuz. Konusmaniz sirasinda onu dikkatle dinleyiniz. Böylece onun iyi bir dinleyici olmasini da saglamis olursunuz. Çocugunuzla konusurken gözlerine bakar ve sözünü kesmezseniz ona; “Senin konusman benim için gerçekten önemli...” mesajini vermis olursunuz. Baska bir ifadeyle onu kulaklarinizla oldugu kadar gözlerinizle de dinleyiniz.
Çaba gösteren çocugunuza “Basarinin ona ulasmaya karar verdiginde kazanildigini” söyleyiniz. Çünkü basarinin ve ögrenmenin temelinde karar vermek yatmaktadir.
Çocuklarinizin sadece basarilarini degil, basarisizliklarini da paylasmayi biliniz. Kendisini basarisiz dahi olsa da yalniz birakmayacak bir ana-babasinin oldugunu bilmesi çocuk açisindan çok önemlidir.
Okulda veya dershanede düsük not alan çocugunuza baski yapmayiniz ve yüksek sesle tartismayiniz. Nedenlerini konusarak onu, daha fazla gayret göstermesi ve planli çalismasi için tesvik ediniz. Hatalarini ve basarisizliklarini hemen unutunuz.
Çocuklariniz küçük de olsa bir basari gösterdiklerinde, ne kadar yetenekli ve zeki olduklarini söylemeyi ihmal etmeyiniz. (emin olun ki böyle davrandiginizda onlarin hem yetenekleri hem de zekalari gelisecektir.) Bu onlarin daha fazla gayret göstermelerini saglayacaktir.
Çocuklarinizi oldugu gibi kabul etmeye çalisiniz, olmalarini istediginiz gibi degil. Onlarin doldurulacak birer kova degil, yakilacak isiklar oldugunu unutmayiniz.
Çocuklarinizin istedikleri zaman evde dersleriyle ilgili deneyler yapmasina izin veriniz ve bu deneylere ilgi gösterip gerekirse yardimci olunuz.
Günlük gazete ve dergilerdeki çocugun yasina ve cinsiyetine uygun ilginç haberleri onunla paylasiniz. Böylece çocugunuzun okulda ögrendikleri ile gerçek hayattaki olaylar arasinda iliski kurmasina yardim etmis olursunuz.
Çocuklarinizin kisiligini nota indirgemeyiniz; eger kötü notlar almislarsa, elestirerek onlarin kisiligini yipratmayiniz. Onlarin bilgi, beceri ve duygularini göstermelerinin farkli yollari vardir. Bunlari da göz önünde bulundurunuz. (Unutmayiniz ki not hersey demek degildir.)
Birden fazla çocugunuz varsa onlari basarilari bakimindan birbirleriyle asla kiyaslamayiniz. Unutmayiniz ki onlar birer kardes olmalarina ragmen birbirlerinden farkli bireylerdir. Ayni sekilde, arkadaslariyla, akraba ve komsu çocuklariyla da kiyaslamayiniz.
Çocuklariniza, arkadaslariyla paylasimci olmasini, ancak kendisiyle yarismasini söyleyiniz. Çünkü kendisiyle yarisan her zaman kazanir.
Çocuklarinizin dürüst ve gerçekçi övgülere ihtiyaçlari vardir; abartili olanlara degil. Çocuklar güvendikleri yetiskinlerin özellikle ana-babalarinin yalanlarina katlanamazlar.
Çocugunuzla, siniftaki arkadaslari, aileleri ve onlarin yasam biçimleriyle ilgili konusunuz. Özellikle çocugunuzun yaninda diger aile ve onlarin çocuklariyla ilgili olumsuz konusmalar yapmaktan kaçininiz. Hatta onlarin sevdikleri arkadaslarinin aileleriyle tanisip onlarla iyi dostluklar kurunuz.
Çocugunuzun arkadaslarina deger veriniz, hatta onlari kendi çocugunuzdan farkli görmemeye çalisiniz.
Çocuklariniza verebileceginiz en degerli hediyenin “zamaniniz” oldugunu unutmayiniz. Onlara kisa da olsa her gün, hafta sonlarinda ise, daha uzun zaman ayiriniz. Özellikle hafta sonlarinda hem dinlenmelerini hem de dünyayi daha iyi anlamalari için, kirlarda, parklarda, hayvanat bahçelerinde, müzelerde, tiyatrolarda, stadyumlarda, hava alanlarinda, üniversitelerde, tren istasyonlarinda vb. yerlerde çocugunuzla beraber geziniz.
Ev isleriniz veya hobilerinizle, çocugunuza zaman ayirmak arasinda kaldiginizda tercihiniz çocugunuz olmalidir.
Çocugunuzun hayallerini asla küçümsemeyiniz veya engellemeyiniz. Onun hayal ettigi konularda düsünmesine yardimci olunuz. Çünkü hayal etmezse basaramaz.
Evde güven, dayanisma, saygi ve sevgi yerine; endise, korku, nefret ve yarisma ortami varsa istenilen düzeyde ögrenme ve basarinin olusmayacagini unutmayiniz.
Evdeki kurallari basitlestiriniz. Çok kural degil, birkaç kural yeter. Ancak bu kurallari koyarken çocugunuzla kurallarin nedenlerini konusarak birlikte belirlerseniz, onun bu kurallara daha kolay ve istekle uymasini saglarsiniz. Ayrica belirlenen bu kurallara önce siz uyunuz.
Genellikle çocuklara nasihat verilir, nutuklar atilir ama onlarin ne düsündükleri çok az sorulur. Çocuklariniza düsüncelerini sorunuz. Eger onlarin düsüncelerini önemserseniz çocuklarinizin kendilerine olan güvenleri artar ve ayrica bu süreçte onlardan çok sey ögrenebilirsiniz. Çocuklarinizin da size yeni tecrübeler kazandirabilecegini asla unutmayiniz.
Çocuklarinizdan asiri mükemmel olmalarini beklemezseniz, sizi hiçbir zaman hayal kirikligina ugratmazlar.
Çocugunuz yardim istediginde onu asla reddetmeyiniz. Enerjiniz yoksa enerji, zamaniniz yoksa zaman bulunuz. Gerçekte en büyük enerji kaynagi çocugunuzla ilgilenmenizdir.
“Evet”iniz “Evet”, “Hayir”iniz “Hayir” olsun. Bunlari söylerken dikkatli olunuz. Tutarsiz davranmayiniz ve bos yere israr etmeyiniz.
Sizi kimin sinirlendirdigi konusunda bilinçli olunuz. Kendinize veya baskasina sinirlendiyseniz bunu çocugunuza veya diger aile bireylerine yansitmayiniz.
Çocugunuzun evden çikislarinda veya eve girislerinde onu dikkatlice gözleyiniz. Onun yüz ifadesi size çok seyler anlatacaktir.
Ögretmenlerin çocuklariniz ile ilgili izlenim ve düsüncelerine önem veriniz ve bunlari göz önünde bulundurunuz. Ana-babalar çocuklariyla ilgili her seyi her zaman en iyi bilenler olmayabilirler. Bu nedenle, çocugunuzun ögretmenleriyle ortada bir problem olmasa da düzenli olarak konusunuz.
Ögretmenini çocugunuzun yaninda asla elestirmeyiniz. Size göre ögretmenin hatali davranislari varsa, onu özel olarak kendisiyle konusunuz.
Ögretmenin sizinle evinizde ve is yerinizde kolayca iletisim kurabilmesi için ortam hazirlayiniz. Evde herhangi bir sorun oldugunda bu durumdan ögretmenin haberdar olmasini saglayiniz. Çünkü evdeki, hastaliklar, ölümler, bosanmalar veya diger problemler ögrencinin okul yasantisini olumsuz yönde etkilemektedir.
Okul ve dershane yönetimi ve ögretmenleriyle iyi iletisim kurunuz. Çünkü onlar sizin en önemli müttefiklerinizdir. Veli toplanti ve konferanslarina katiliniz. Bu durum çocugunuzu da olumlu yönde etkileyecektir.
Çocugunuzun okul ve ev ödevleri disinda da bir yasami olabilecegini (spor, eglence, arkadas, vb...) asla unutmayiniz. Çocuklarinizdan her zaman ödev yapmalarini veya ders çalismalarini istemek yerine bazen arkadaslariyla da vakit geçirmesini söyleyiniz. Bu onlar için çok büyük bir hediye olacaktir.
Ögrenciliginizin nasil oldugunu bir düsününüz. Bu sizin çocugunuza olan bakis açinizi degistirecektir. Yani, bir an için ögrenci oldugunuz yillara dönmeye çalisiniz.
Bir tarihçi gibi davranmayiniz. Bizim çocuklugumuzda, ögrenciligimizde... diye baslayip, kendi geçmis tecrübelerinize göre çocugunuzu yargilamayiniz.
Çocuklarinizin isteklerini “yapacagim” deyip geçistirmeyiniz. Çocuklariniza verdiginiz sözleri mutlaka tutunuz. Bosuna umutlar vermek onlari sizden uzaklastiracaktir. Çocuklar anne-babalarina güvenmezlerse kime güvenebilirler? Onun için, yerine getiremeyeceginiz sözler vermeyiniz.
Çocuklariniza problemlerinizi açmaktan çekinmeyiniz. Eger siz çocuklariniza problemlerinizi açarsaniz onlar da size açacaktir. Onlari fazla rahatsiz etmeyecek problemlerinizi paylasabilirsiniz.
Çocuklarinizin okuduklari materyalleri (bunlar çizgi romanlar dahi olsa) asla elestirmeyiniz. Çünkü, birseyler okumak, hiçbirsey okumamaktan çok daha iyidir.
Çocuklariniz sizi okurken veya çalisirken görsünler. Bu onlara okuma ve çalismanin önemi konusunda en iyi mesaj iletme yoludur.
Çocugunuzu günlük, haftalik, aylik çalisma planlari yapmaya tesvik ediniz. Bu planlari asla siz hazirlamayiniz. Yaptigi planlari uygulamasi için ona ortam hazirlayiniz. Yapilan çalisma planina uyulmuyorsa, çocugunuzu elestirmeyin. Çalisma planinin aksayan yönlerini birlikte bulunuz ve bunlari da dikkate alarak yeni bir çalisma plani yapmasina yardimci olunuz.
Siz TV karsisinda çayinizi yudumlarken, çocuga “hemen yataga” veya “hemen dersinin basina” diye emirler vermek yerine, “zamaninda yatip uyumazsan okulda uykun gelir” , “ödevini yapmazsan, sinifta zor duruma düsersin” vb. konusmalar yaparak ikna etmeye çalisiniz. Gerekirse siz de TV seyretmeyiniz.
Yapilacaklarin en güzelinin çocuklara dokunmak, sarilmak oldugunu unutmayiniz. Size sarilmasina izin veriniz. Sikintili anlarinda her zamankinden daha çok size ihtiyaçlarinin oldugunu unutmayiniz.









